Şiddet gördünüz ya da şiddete uğrama tehlikesi altındasınız; kendinizi ve çocuklarınızı korumak için harekete geçmek istiyorsunuz ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz. “Uzaklaştırma kararını nereden alırım, avukat şart mı, delil göstermem gerekir mi, ne kadar sürer?” diye soruyorsunuz. İyi haber şudur: bu koruma, sanıldığından çok daha hızlı ve kolay alınabilir. Uzaklaştırma kararı almak için mahkemede uzun bir dava açmanıza, delil dosyası hazırlamanıza ya da harç ödemenize gerek yoktur. Bir dilekçe ve beyanınız çoğu zaman yeterlidir; hatta acil durumlarda kolluk kuvvetleri anında geçici koruma sağlayabilir. Bu içerik, uzaklaştırma kararının nasıl alınacağını, kimlerin talep edebileceğini, nereye başvurulacağını ve başvuru sürecini adım adım açıklamakta; kararın sorgulanması, süresi, itirazı ve ihlali gibi konulara da özet biçimde değinerek ilgili ayrıntılı rehberlere yönlendirmektedir.
Uzaklaştırma Kararı Nedir?
Halk arasında “uzaklaştırma kararı” olarak bilinen tedbir, teknik olarak 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlerdir. Amacı, şiddete uğrayan ya da şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişileri hızla korumaktır. Karar, şiddet uygulayanın (ya da uygulama tehlikesi bulunan kişinin) korunan kişiye yaklaşmasını, iletişim kurmasını ya da aynı konutu paylaşmasını yasaklayabilir.
Bu kararın en önemli özelliği, olayın büyümesini beklemeden risk ortaya çıktığı anda koruma sağlamasıdır. Bir ceza davası gibi “suçun ispatı” üzerinden yürümez; amaç cezalandırmak değil, mevcut tehlikeyi ortadan kaldırmaktır.
Kimler Uzaklaştırma Kararı Talep Edebilir?
Bu, en çok yanlış bilinen konulardan biridir. Uzaklaştırma kararı yalnızca eşler arasında ya da yalnızca kadınlar için değildir. 6284 sayılı Kanun, korumayı geniş bir kesime tanır:
- Kadın ya da erkek fark etmez: Kanun cinsiyet ayrımı yapmaz; şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan herkes başvurabilir. Bir erkek de eşine ya da bir başkasına karşı bu kararı talep edebilir.
- Aile bireyleri: Anne, baba, kardeş gibi aile üyeleri
- Eş ve eski eş
- Nişanlı ya da birlikte yaşanan partner (resmî nikâh olmasa dahi)
- Çocuklar
- Israrlı takip (stalking) mağdurları: Sizi takip eden, rahatsız eden, tanımadığınız bir kişi hakkında dahi bu karar alınabilir.
Yani şiddetin ya da tehdidin geldiği kişiyle aranızda evlilik bağı bulunması şart değildir; korunmaya değer bir tehlike yeterlidir.
Delil Göstermek Zorunlu mu?
Hayır — ve bu, kararın bu kadar hızlı alınabilmesinin temel nedenidir. 6284 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 3. fıkrası açıktır: “Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.”
Bunun anlamı şudur: mağdurun beyanı, kararın verilmesi için kural olarak yeterlidir. Darp raporu, tehdit mesajları, ses kayıtları ya da tanık gibi deliller sunmak zorunlu değildir. Ciddi bir tehdit ya da tehlike algısı, tedbir talep etmek için yeterli sayılır.
Bununla birlikte, elinizde delil varsa (mesajlar, sağlık raporu, tanık gibi) bunları sunmak yararlıdır: bu deliller kararın alınmasını kolaylaştırdığı gibi, özellikle kararın süresinin uzatılmasında ve olası bir itiraza karşı dosyanın güçlü kalmasında etkili olur.
Başvuru Ücretli mi?
Hayır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurular ve işlemler harçtan muaftır. Mağdur, hiçbir masraf yapmadan talepte bulunabilir. Bu, korumanın maddi imkânlardan bağımsız olarak herkese açık olmasını sağlayan önemli bir güvencedir. Avukatla temsil zorunlu değildir; ancak sürecin usulüne uygun yürütülmesi ve özellikle uzatma, itiraz gibi aşamalarda hak kaybı yaşanmaması için hukuki destek almak yararlıdır.
Nereye Başvurulur? Kim Karar Verir?
Uzaklaştırma kararı almak için birden fazla başvuru kanalı vardır ve hangisinin seçileceği çoğu zaman durumun aciliyetine bağlıdır.
Aile Mahkemesi Hâkimi (Kural)
Önleyici tedbir kararlarını vermeye kural olarak Aile Mahkemesi hâkimi yetkilidir. Şiddet mağduru ya da tehdit altındaki kişi, bulunduğu yerdeki (nöbetçi) Aile Mahkemesine bir dilekçeyle başvurabilir. Mahkeme, bu talebi duruşma yapmaksızın, ivedilikle sonuçlandırır.
Cumhuriyet Savcılığı ve Kolluk (Polis/Jandarma)
Mağdur, doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına ya da en yakın kolluk birimine (polis merkezi/jandarma karakolu) da başvurabilir. Kolluk, başvuruyu ilgili makama iletir ve gerekli koruma sürecini başlatır.
Acil Durumlarda: Mülki Amir ve Kolluk Amiri
Gecikmenin sakıncalı olduğu, can güvenliğinin acil tehlike altında bulunduğu hallerde süreç daha da hızlanır:
- Mülki amir (vali/kaymakam), koruyucu tedbir kararı verebilir (özellikle barınma, geçici koruma gibi).
- Kolluk amiri (polis/jandarma amiri), gecikmesinde sakınca bulunan hallerde belirli önleyici tedbirleri geçici olarak uygulayabilir; ancak bu kararı, verildiği tarihten itibaren en geç bir iş günü içinde hâkimin onayına sunmak zorundadır. Hâkim de kararını bir iş günü içinde verir.
Bu kademeli yapı sayesinde, gece yarısı ya da hafta sonu dahi, mahkemenin açık olmadığı bir anda dahi koruma anında sağlanabilir; hâkim onayı sonradan tamamlanır.
Hangi Tedbirler Talep Edilebilir?
Uzaklaştırma yalnızca “evden uzaklaştırma”dan ibaret değildir. Başvuruda, somut duruma göre şu tedbirlerden biri ya da birkaçı birlikte talep edilebilir:
- Şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsisi
- Korunan kişiye, konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşmama
- Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme (arama, mesaj, sosyal medya)
- Varsa çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulması ya da sınırlanması
- Şiddet uygulayana ait silahın kolluğa teslimi
- Gerekli hallerde korunan kişiye geçici koruma ve güvenli barınma sağlanması
- Korunan kişi lehine geçici nafaka
- Kimlik ve ilgili bilgilerin gizli tutulması
- Yaklaşmama yasağının etkin denetimi için elektronik kelepçe (teknik takip)
Başvuru Nasıl Yapılır? Adım Adım
1. Dilekçenin Hazırlanması
Başvuru, yetkili makama hitaben yazılan bir dilekçeyle yapılır. Dilekçede şunlar yer almalıdır: başvuranın ve hakkında tedbir istenen kişinin kimlik ve adres bilgileri, aralarındaki ilişki (eş, eski eş, partner, akraba vb.), yaşanan olayın ya da tehdidin somut biçimde anlatımı ve talep edilen tedbirlerin açıkça belirtilmesi. Anlatımın somut ve olgusal olması (ne zaman, nerede, ne yaşandığı) önemlidir.
2. Başvurunun Yapılması
Hazırlanan dilekçeyle, durumun aciliyetine göre nöbetçi Aile Mahkemesine, Cumhuriyet Başsavcılığına ya da en yakın kolluğa başvurulur. Acil ve hayati tehlike varsa, önce 112 Acil Çağrı aranarak ya da KADES uygulaması kullanılarak anlık müdahale sağlanır; kolluk olay yerinde gerekli geçici tedbirleri başlatabilir.
3. Kararın Verilmesi
Yetkili makam, talebi ivedilikle ve duruşmasız değerlendirerek tedbir kararını verir. Karar, kural olarak en fazla altı ay süreyle verilir; hâkim tehlikenin boyutuna göre daha kısa bir süre de belirleyebilir.
4. Kararın Tebliği ve Uygulanması
Karar, hakkında tedbir verilen kişiye tebliğ edilir; tebligatta, karara aykırılık halinde zorlama hapsi uygulanacağı da ihtar edilir. Şiddet uygulayan ortak konutta yaşıyorsa, kolluk onu derhal konuttan uzaklaştırır ve korunan kişinin güvenliğini sağlar; varsa ruhsatlı silahı emanete alınır.
Karar Alındıktan Sonra: Bilmeniz Gerekenler (Özet)
Uzaklaştırma kararı alındıktan sonra, sürecin devamına ilişkin dört kritik konu vardır. Bunların her biri ayrı ve ayrıntılı rehberlerin konusudur; burada özetle değiniyoruz.
Kararın Sorgulanması
Taraflar, karara ilişkin bilgilere e-Devlet üzerinden erişilen UYAP Vatandaş hizmeti aracılığıyla ulaşabilir; ancak kararın tam kapsamı ve süresi için en güvenilir yol, mahkeme dosyası ya da avukat aracılığıyla bilgi almaktır. (Sorgulama yöntemleri ve ayrıntıları, “Uzaklaştırma Kararı E-Devletten Sorgulama ve Süresi” başlıklı rehberimizde ele alınmıştır.)
Kararın Süresi ve Uzatılması
Karar en fazla altı ay süreyle verilir ve otomatik olarak uzamaz. Tehlike sürüyorsa, süre dolmadan önce aile mahkemesine dilekçeyle başvurularak uzatma talep edilmelidir; uzatma sayısında sınır yoktur. (Süre ve uzatma ayrıntıları için ilgili rehberimize bakabilirsiniz.)
Karara İtiraz
Hakkında karar verilen kişi, kararın haksız olduğunu düşünüyorsa, tebliğ ya da tefhimden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edebilir. Önemli nokta: itiraz, kararın uygulanmasını durdurmaz; itiraz süreci boyunca da karara uymak zorunludur.
Kararın İhlali ve Sonuçları
Karara aykırı her hareket (yaklaşma, arama, mesaj, sosyal medyadan rahatsız etme dahil) ihlaldir ve 6284 m.13 uyarınca zorlama hapsi gerektirir: ilk ihlalde 3-10 gün, tekrarda 15-30 gün; toplam 6 ayı geçemez. İhlal aynı zamanda bir suç da oluşturabilir. (İhlalin cezası ve sonuçları, “Uzaklaştırma Kararı İhlali: Cezası ve Sonuçları” başlıklı rehberimizde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.)
Boşanma Davasıyla İlişkisi
Sık sorulan bir sorudur: uzaklaştırma kararı almak için boşanma davası açmış olmak gerekir mi? Hayır. Tedbir kararı boşanma davasından bağımsızdır; boşanma davası açılmamış olsa dahi alınabilir, hatta boşanma kesinleştikten sonra eski eşe karşı yeniden talep edilebilir. Yargıtay da 6284 tedbirlerinin boşanma davasından bağımsız, özerk bir süreç olduğunu kabul eder.
Öte yandan, alınan koruma kararı ve buna ilişkin belgeler, açılacak ya da devam eden boşanma davasında kusurun ispatında destekleyici bir delil olarak değerlendirilebilir; bu nedenle iki sürecin çoğu zaman birlikte planlanması yararlı olur.
Gerçek Hayat Senaryoları
Senaryo 1: Gece Yarısı Acil Koruma
Uygulamada sık görülen bir tablo şudur: mahkemelerin kapalı olduğu bir gece, evinde şiddete maruz kalan bir kişi 112’yi arar. Olay yerine gelen kolluk, mağdurun güvenliğini sağlar ve gecikmesinde sakınca bulunduğundan, kolluk amiri geçici önleyici tedbiri (şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılması gibi) derhal uygular. Bu geçici karar, ertesi iş günü hâkimin onayına sunulur ve hâkim kararını bir iş günü içinde verir. Böylece mağdur, mahkemenin açılmasını beklemeden korunmuş olur. Bu senaryo, acil hallerde korumanın anında sağlanabildiğini gösterir.
Senaryo 2: Delilsiz ama Geçerli Başvuru
Bir diğer durum: tehdit altında olan ancak elinde somut bir delil (mesaj, rapor) bulunmayan bir kişi, “ispatlayamam, başvurmam boşuna” düşüncesiyle tereddüt eder. Oysa 6284 m.8/3 uyarınca koruyucu tedbir için delil aranmaz; mağdurun beyanı esastır. Kişi dilekçeyle aile mahkemesine başvurur ve beyanı esas alınarak tedbir kararı verilir. Bu senaryo, delil yokluğunun başvuruya engel olmadığını ortaya koyar; ancak varsa delillerin, kararın uzatılması ve olası itiraza karşı dosyayı güçlendirdiği de unutulmamalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Uzaklaştırma kararı almak için nereye başvururum?
Bulunduğunuz yerdeki nöbetçi Aile Mahkemesine dilekçeyle başvurabilirsiniz; ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığına ya da en yakın kolluğa (polis/jandarma) da başvurmanız mümkündür. Acil ve hayati tehlike varsa 112 Acil Çağrı’yı arayın ya da KADES uygulamasını kullanın; kolluk amiri gecikmesinde sakınca bulunan hallerde geçici tedbir uygulayıp bir iş günü içinde hâkim onayına sunar.
Uzaklaştırma kararı için delil (rapor, mesaj) şart mı?
Hayır. 6284 m.8/3 uyarınca koruyucu tedbir kararı için delil ya da belge aranmaz; mağdurun beyanı kural olarak yeterlidir. Ciddi bir tehdit ya da tehlike algısı başvuru için yeterlidir. Ancak elinizde delil varsa (mesaj, sağlık raporu, tanık), bunları sunmak kararı kolaylaştırır ve özellikle sürenin uzatılmasında ve olası itiraza karşı dosyanızı güçlendirir.
Sadece kadınlar mı uzaklaştırma kararı alabilir?
Hayır. 6284 sayılı Kanun cinsiyet ayrımı yapmaz; kadın ya da erkek, şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan herkes başvurabilir. Ayrıca yalnızca eşler değil; aile bireyleri, eski eş, nişanlı, birlikte yaşanan partner, çocuklar ve hatta ısrarlı takip (stalking) mağdurları da bu kararı talep edebilir.
Uzaklaştırma kararı almak için avukat ve para gerekir mi?
Hayır. 6284 kapsamındaki başvurular harçtan muaftır; hiçbir masraf yapmadan başvurabilirsiniz. Avukatla temsil de zorunlu değildir. Ancak sürecin usulüne uygun yürütülmesi ve özellikle uzatma, itiraz gibi aşamalarda hak kaybı yaşanmaması için hukuki destek almak faydalıdır.
Boşanma davası açmadan uzaklaştırma alabilir miyim?
Evet. Tedbir kararı boşanma davasından bağımsızdır; boşanma davası açmamış olsanız da alabilirsiniz, hatta boşanma kesinleştikten sonra eski eşe karşı yeniden talep edebilirsiniz. Alınan koruma kararı, ileride açılacak ya da süren boşanma davasında kusurun ispatında destekleyici bir delil olarak da değerlendirilebilir.
Karar ne kadar sürede çıkar ve ne kadar geçerli olur?
Başvuru, duruşma yapılmaksızın ivedilikle sonuçlandırılır; acil hallerde koruma anında sağlanır. Karar kural olarak en fazla altı ay süreyle verilir; hâkim daha kısa bir süre de belirleyebilir. Karar otomatik uzamaz; tehlike sürüyorsa süre dolmadan uzatma talep edilmelidir. Süre ve uzatmaya ilişkin ayrıntıları ilgili rehberimizde bulabilirsiniz.
Korunmak Hakkınız: Vakit Kaybetmeden Başvurun
Uzaklaştırma kararı almak, şiddet ya da şiddet tehlikesi karşısında en hızlı ve en erişilebilir korunma yollarından biridir. Delil şartının aranmaması, harçtan muaf olması, cinsiyet ve evlilik bağı gözetmeksizin geniş bir kesime açık olması ve acil hallerde anında sağlanabilmesi, bu korumayı güçlü kılar. Başvuru için gereken çoğu zaman bir dilekçe ve beyanınızdır; tereddüt edip beklemek yerine, tehlike ortaya çıktığında derhal harekete geçmek en doğrusudur. Kararın alınması kadar, sonrasındaki adımların (sorgulama, süre takibi ve zamanında uzatma, gerektiğinde itiraz ve ihlallerin doğru bildirilmesi) da doğru yürütülmesi, korumanın kesintisiz ve etkili olmasını sağlar. Av. Ataol Ertuğrul Gürlek olarak 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma ve uzaklaştırma süreçlerinde, başvurunun hazırlanmasından tedbirin uygulanmasına, uzatma ve itiraz başvurularından ihlallerin takibine kadar haklarınızı korumak için yanınızdayım.
Acil bir tehlike altındaysanız, vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı hattını ya da KADES uygulamasını kullanarak yardım isteyin. Sosyal destek ve yönlendirme için Alo 183 hattını arayabilirsiniz.

Avukat Ataol Ertuğrul GÜRLEK, İstanbul’da faaliyet gösteren Gürlek Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur. Özellikle boşanma ve aile hukuku alanında uzmanlaşmış olup; anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, velayet, nafaka, mal paylaşımı ve tazminat süreçlerinde müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.
Mesleki çalışmalarında güncel mevzuat, Yargıtay içtihatları ve uygulamadaki gelişmeleri esas alan Av. Ataol Ertuğrul GÜRLEK, her dosyayı somut olayın özelliklerine göre değerlendirerek şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı bir avukatlık anlayışı benimsemektedir. Blog içeriklerinde paylaşılan bilgiler, hukuki bilgilendirme amacı taşımakta olup, alanında uzman bir boşanma avukatının mesleki deneyimine dayanmaktadır.
