Yoksulluk nafakası ödeyen biri için en ağır soru şudur: “Bu ödeme ne zaman bitecek?” Nafaka alan taraf ise aynı soruyu kaygıyla sorar: “Anayasa Mahkemesi kararından sonra nafakam kesilecek mi?” İki taraf da çoğu zaman haber başlıklarından ya da sosyal medyadan edindiği eksik bilgilerle hareket eder. Oysa nafakanın ne zaman sona ereceğini belirleyen şey, hukuki süreçte hangi davanın açıldığı, hangi delillerin sunulduğu ve mahkeme kararının ne söylediğidir. Ödemeyi kendiliğinden kesen taraf icra ve tazyik hapsi riskiyle karşılaşabilir. Nafakanın kaldırılmasına karşı kendini savunamayan taraf ise ciddi bir hak kaybı yaşayabilir. Sonucu belirleyen, yine ispattır.
Yoksulluk Nafakası Nedir?
Kısa cevap: Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşe, diğer eşin mali gücü oranında bağlanan nafakadır. Türk Medeni Kanunu m.175’te düzenlenir. Kadın veya erkek fark etmeksizin şartları taşıyan eş talep edebilir. Hakim bu nafakayı kendiliğinden bağlamaz; açık talep gerekir.
Şartların ayrıntısını, talep süresini ve miktarın nasıl belirlendiğini yoksulluk nafakası rehberimizde ele aldık. Bu sayfa, nafakanın ne kadar süreceği ve ne zaman biteceği sorusuna odaklanır.
Yoksulluk Nafakası Ne Kadar Sürer?
Kısa cevap: Mevcut düzenlemede yoksulluk nafakası için belirli bir süre sınırı yoktur. Nafaka; alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden, ya da mahkeme kararıyla kaldırılana kadar devam eder. Anayasa Mahkemesi “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir, ancak bu karar henüz yürürlüğe girmemiştir.
Uygulamada “süresiz nafaka” ifadesi, “ömür boyu nafaka” olarak anlaşılır. Bu doğru değildir. Süresiz nafaka, kanunda sayılan sona erme sebeplerinden biri gerçekleşene kadar süren nafakadır. Bu sebeplerin bir kısmı kendiliğinden işler, bir kısmı ise dava açılmasını gerektirir.
Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Başlar?
Yoksulluk nafakası, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava süresince ödenen nafaka ise tedbir nafakasıdır (TMK m.169) ve boşanmanın kesinleşmesiyle sona erer.
Dosyalarda sık görülen bir sorun şudur: tedbir nafakası alan eş, boşanma davasında yoksulluk nafakasını ayrıca talep etmez. Karar kesinleştiğinde tedbir nafakası biter ve eş nafakasız kalır. Bu durumda boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava açılabilir (TMK m.178). Süre kaçırılırsa talep hakkı kaybedilir.
Yoksulluk Nafakası Hangi Durumlarda Kendiliğinden Sona Erer?
TMK m.176/3’e göre iki durumda nafaka ayrıca bir karar gerekmeden sona erer:
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi
- Taraflardan birinin ölümü
Uygulamada nafaka alacaklısı yeniden evlendiğini bildirmez ve icra takibine devam ederse, nafaka yükümlüsü icra mahkemesine başvurarak takibin durdurulmasını isteyebilir. Evlenme tarihinden sonra yapılan ödemelerin iadesi de ayrıca talep edilebilir. Evlenmenin nüfus kaydıyla ispatı genellikle kolaydır.
Yoksulluk Nafakası Hangi Durumlarda Mahkeme Kararıyla Kaldırılır?
TMK m.176/3, üç durumda mahkemenin nafakayı kaldıracağını düzenler:
- Nafaka alacaklısının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması
- Nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması
- Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi
Bu sebepler kendiliğinden işlemez. Nafaka yükümlüsünün nafakanın kaldırılması davası açması ve iddiasını ispatlaması gerekir. Dava sonuçlanana kadar nafaka ödenmeye devam eder.
Fiilen Evliymiş Gibi Yaşama Nasıl İspatlanır?
Mahkemeler tek seferlik görüşmeleri ya da arkadaşlık ilişkisini yeterli görmez. Aranan, sürekli ve düzenli bir birliktelik görüntüsüdür: aynı evde yaşama, ortak gider paylaşımı, çevreye birlikte tanıtılma gibi. Kolluk araştırması, komşu tanıkları, adres kayıtları ve sosyal medya paylaşımları birlikte değerlendirilir. Gizli takip veya izinsiz kayıt yoluyla elde edilen deliller ise hukuka aykırı sayılabilir ve ceza riski doğurur.
Nafaka Alan Eş İşe Girerse Nafaka Kesilir mi?
İşe girmek tek başına nafakayı sona erdirmez. Mahkeme, elde edilen gelirin nafaka alacaklısını yoksulluktan kurtarmaya yetip yetmediğine bakar. Düzenli ve yeterli bir gelir elde ediliyorsa nafaka kaldırılabilir. Gelir düşük ve düzensizse, mahkeme nafakayı kaldırmak yerine azaltmayı tercih edebilir.
Nafakanın Azaltılması Süreyi Değiştirir mi?
Hayır. TMK m.176/4 uyarınca açılan artırma veya azaltma davaları nafakanın miktarını değiştirir, süresini değil. Nafaka yükümlüsünün geliri düştüyse azaltma, nafaka alacaklısının ihtiyacı arttıysa artırma istenebilir. Nafaka tamamen bitirilmek isteniyorsa kaldırma davası açılmalıdır. Bu iki dava çoğu zaman aynı dilekçede kademeli olarak talep edilir.
Toptan Ödeme Nafakanın Süresini Bitirir mi?
TMK m.176/1’e göre yoksulluk nafakası aylık yerine toptan ödenecek şekilde belirlenebilir. Toptan ödeme yapıldığında nafaka ilişkisi pratikte sona erer. Yükümlü artık aylık ödeme yapmaz, alacaklı da ileride artırım talep edemez.
Özellikle anlaşmalı boşanmalarda ve kısa süreli evliliklerde bu yol, taraflara uzun yıllar sürecek bir nafaka ilişkisinden kurtulma imkânı verir. Ancak toptan ödeme tutarı, nafaka alacaklısının gelecekteki ihtiyaçları doğru hesaplanmadan kabul edilirse geri dönüşü olmayan bir kayba yol açabilir.
Anlaşmalı Boşanmada Nafakaya Süre Konulabilir mi?
Evet. Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar nafakanın belirli bir süre ödenmesini kararlaştırabilir. Hakim protokolü uygun bulursa bu süre bağlayıcı hale gelir. Örneğin nafakanın beş yıl boyunca ödenip sonra sona ermesi protokolde açıkça yazılabilir.
Çoğu kişi şu hatayı yapar: protokole “nafaka süresizdir” ya da hiçbir süre yazmadan imza atar ve yıllar sonra kaldırma davasıyla uğraşır. Protokolde nafakanın süresi, artış oranı ve sona erme koşulları açıkça yazılmalıdır.
Anayasa Mahkemesi Kararından Sonra Yoksulluk Nafakası Ne Kadar Sürecek?
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihinde TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Kararın yürürlük tarihi, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra olarak belirlendi. Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla gerekçeli karar henüz yayımlanmamıştır.
Bu süre içinde yasa koyucunun yoksulluk nafakası için yeni bir süre düzenlemesi yapması bekleniyor. Basına yansıyan hazırlık çalışmalarında şu başlıklar konuşuluyor:
- Nafaka süresinin evlilik süresine bağlanması
- Asgari bir nafaka süresinin belirlenmesi
- İleri yaş veya çalışamama gibi durumlarda hakime süreyi uzatma yetkisi verilmesi
- Kesinleşmiş nafakalar için bir geçiş dönemi öngörülmesi
Bunlar henüz kanunlaşmış kurallar değildir. Tasarı TBMM’ye sunulmadan ve kabul edilmeden hiçbir süre sınırı uygulanmaz. Bu nedenle mevcut kararlar, yeni bir düzenleme yürürlüğe girene kadar aynen geçerlidir. Güncel gelişmeleri süresiz nafaka rehberimizde ayrıca takip ediyoruz.
Nafaka Yükümlüsü Ödemeyi Kendiliğinden Keserse Ne Olur?
AYM kararının ardından en sık karşılaştığımız hata, nafaka yükümlüsünün “nafaka kalktı” düşüncesiyle ödemeyi durdurmasıdır. Mahkeme kararıyla kaldırılmamış bir nafaka ödenmek zorundadır.
- Nafaka alacaklısı ödenmeyen aylar için ilamlı icra takibi başlatabilir.
- Nafaka borcunu ödemeyen yükümlü hakkında İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi istenebilir.
- Birikmiş nafaka alacakları için zamanaşımı süresi beş yıldır (TBK m.147). Bu süre içinde her ay ayrı ayrı talep edilebilir.
Nafaka ödeme yükünden kurtulmak isteyen yükümlünün yapması gereken, ödemeyi kesmek değil, kaldırma veya azaltma davası açmaktır.
Uygulamadan İki Senaryo
Senaryo 1: 25 Yıllık Evlilik, 58 Yaşında Eş
Uygulamada sık görülen bir örnekte, 25 yıllık evliliği boyunca hiç çalışmamış, 58 yaşındaki bir eşe yoksulluk nafakası bağlanmıştır. Nafaka yükümlüsü AYM kararından sonra ödemeyi durdurur.
Nafaka alacaklısı icra takibi başlatır ve birikmiş aylar faiziyle birlikte tahsil edilir. Mevcut hukukta nafakanın sona ermesi için bir sebep yoktur. Basına yansıyan taslaklarda da ileri yaş ve çalışamama durumunun süre uzatma sebebi olarak konuşulduğu dikkate alınırsa, bu dosyada ödemeyi kesmek yükümlüye yalnızca ek maliyet getirmiştir.
Senaryo 2: 3 Yıllık Evlilik, Çalışabilir Durumda Eş
Başka bir dosyada 3 yıl süren evlilik sonrası 34 yaşındaki, meslek sahibi bir eşe yoksulluk nafakası bağlanmıştır. Nafaka alacaklısı iki yıl sonra düzenli bir işte çalışmaya başlar.
Nafaka yükümlüsü, SGK kayıtları ve maaş bilgileriyle yoksulluğun ortadan kalktığını ispatlayarak kaldırma davası açar. Mahkeme, elde edilen gelirin yoksulluktan kurtarmaya yeterli olduğunu kabul ederek nafakayı kaldırır. Yükümlü aynı sonuca ödemeyi keserek değil, doğru davayı doğru delillerle açarak ulaşmıştır.
Yargıtay Nafakanın Kaldırılmasına Nasıl Yaklaşıyor?
- Nafakanın kaldırılması için koşulların önemli ölçüde ve sürekli şekilde değişmiş olması aranır.
- Fiilen evliymiş gibi yaşama iddiası, sürekli ve düzenli bir birlikteliğin somut delillerle gösterilmesini gerektirir.
- Nafaka alacaklısının asgari düzeyde veya düzensiz bir gelir elde etmesi, çoğu dosyada kaldırma değil azaltma sebebi olarak değerlendirilir.
- Hakkaniyet ilkesi (TMK m.4) gereği tarafların yaşı, sağlık durumu ve evlilik süresi birlikte ele alınır.
Yoksulluk Nafakası ile İştirak Nafakasının Süresi Arasındaki Fark
İki nafaka sıklıkla karıştırılır. Yoksulluk nafakası eşe bağlanır ve yukarıdaki sebeplerle sona erer. İştirak nafakası ise çocuğa bağlanır ve kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer (TMK m.328). Çocuk eğitimine devam ediyorsa, ana ve baba eğitim sona erene kadar yardım etmekle yükümlü olabilir; bu durumda talep genellikle çocuk tarafından yardım nafakası olarak ileri sürülür.
Velayet sahibi eşin yoksulluk nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden bitmez. Maddi ve manevi tazminat ise tek seferlik ödemelerdir ve süre sorunu doğurmaz.
Nafakanın Süresiyle İlgili Kontrol Listesi
- Boşanma dilekçesinde yoksulluk nafakası açıkça talep edildi mi?
- Anlaşmalı boşanmada protokolde nafakanın süresi ve artış oranı yazılı mı?
- Toptan ödeme seçeneği değerlendirildi mi?
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, işe girmesi veya fiili birlikteliği için delil var mı?
- AYM kararı sonrası ödemeler düzenli devam ediyor mu?
- Birikmiş nafaka için beş yıllık zamanaşımı süresi takip ediliyor mu?
Sıkça Sorulan Sorular
Yoksulluk nafakası ömür boyu mu ödenir?
Hayır. Mevcut düzenlemede süre sınırı yoktur, ancak nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü veya mahkeme kararıyla kaldırılması halinde sona erer.
AYM kararıyla süresiz nafaka kalktı mı?
Henüz kalkmadı. Karar, gerekçesinin Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut nafakalar aynen ödenmeye devam eder.
Mevcut nafakam yeni düzenlemeyle kesilir mi?
Bu, çıkarılacak yeni kanunun geçiş hükümlerine bağlıdır. Basına yansıyan taslaklarda kesinleşmiş nafakalar için bir geçiş dönemi konuşulmaktadır, ancak kesin kural kanun metniyle belirlenecektir.
Nafaka alan eş biriyle yaşarsa nafaka kendiliğinden biter mi?
Bitmez. Nafaka yükümlüsünün fiilen evliymiş gibi yaşandığını ispatlayarak nafakanın kaldırılması davası açması gerekir.
Anlaşmalı boşanmada nafaka 5 yıllık bağlanabilir mi?
Evet. Taraflar protokolde nafakanın belirli bir süre ödenmesini kararlaştırabilir. Hakim protokolü onaylarsa bu süre bağlayıcı olur.
Ödenmeyen nafaka ne kadar süre sonra istenemez?
Birikmiş her aylık nafaka alacağı için zamanaşımı süresi beş yıldır. Bu süre içinde icra takibi başlatılabilir.
Nafakanın Süresinde Hak Kaybı Yaşamamak İçin Doğru Strateji
Yoksulluk nafakasının ne kadar süreceği, boşanma dilekçesinde başlar, protokolde şekillenir ve yıllar sonra açılan bir kaldırma davasında sonuçlanır. AYM kararından sonraki belirsizlik döneminde yanlış bir adım, ödeyen taraf için icra ve tazyik hapsi, alan taraf için ise nafakanın dayanaksız biçimde kaybedilmesi anlamına gelebilir.
Av. Ataol Ertuğrul Gürlek olarak Bursa’da nafaka alacaklısı ve nafaka yükümlüsü tarafında yürüttüğümüz dosyalarda, mevcut kararları yasal gelişmelerle birlikte takip ediyor ve her iki taraf için hak kaybını önleyecek doğru stratejiyi belirliyoruz. Nafakanızın geleceğini birlikte değerlendirebiliriz.

Avukat Ataol Ertuğrul GÜRLEK, İstanbul’da faaliyet gösteren Gürlek Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur. Özellikle boşanma ve aile hukuku alanında uzmanlaşmış olup; anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, velayet, nafaka, mal paylaşımı ve tazminat süreçlerinde müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.
Mesleki çalışmalarında güncel mevzuat, Yargıtay içtihatları ve uygulamadaki gelişmeleri esas alan Av. Ataol Ertuğrul GÜRLEK, her dosyayı somut olayın özelliklerine göre değerlendirerek şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı bir avukatlık anlayışı benimsemektedir. Blog içeriklerinde paylaşılan bilgiler, hukuki bilgilendirme amacı taşımakta olup, alanında uzman bir boşanma avukatının mesleki deneyimine dayanmaktadır.
